sevilayca örgüler ve el işleri

17/10/2008 - BEBEĞİNİZİN DİLİNDEN

Bu oyuncaklar da amma sağlammış; vuruyorum vuruyorum kırılmıyor. Bana şöyle hareket eden oyuncaklar alsalar da onları da kırsam. Yemeklerimi artık yalnız yemek istemiyorum diye beni de masaya oturtuyorlar. Ben karnıyarık ne zaman yiyeceğim acaba? Babam bana yatmadan önce önündeki kitaptan birşeyler okuyor, ben de dinler gibi yapıyorum. Benim anladığımı zannediyor. Halbuki ben ne zaman yürümeye başlayacağım onu düşünüyorum; bir de öpücük gönderdiğim komşunun kızını... Baba işte, onu da kıramıyorsun ki.

 

Fiziksel Gelişimim:

Artık dengemi sağlayarak yalnız başıma oturabiliyorum ve otururken de hareket edip sallanıyorum. Yüzükoyun yatarken oturur duruma getirebiliyorum kendimi. Ayrıca bana doğru yuvarlanan bir topu yakalayabiliyor; bir nesneyi tutmak için parmaklarımı ve avucumu birlikte kullanıyor ve daha ilginç olan bir nesneye erişmek için başka bir nesneden yardım almayı beceriyorum. Ve asıl önemli haber, artık emekleyebiliyorum. Bu benim için kocaman evimizin içinde keşfedilebilecek bir sürü yeni şey demek, herşeyi, her köşeyi çok merak ediyorum. Gezinirken eşyalara tutunup dengemi ayarlayabiliyorum. Bu durum annemle babamı hem mutlu ediyor hem de evin içinde karşılaşabileceğim ev kazalarına karşı beni nasıl koruyacakları konusunda endişe duyuyorlar. 

Algısal ve Sosyal Gelişimim:

Etraftakilerin ilgisini çekmek için bağırmam yetiyormuş, bunu sık sık yapıyorum ben de! Artık kedi gördüğüm zaman ona "pisi" diyebiliyorum. Tanıdıklarıma öpücükler yollamayı bile beceriyorum. Etraftaki objeler ve eşyalar arasında bağlantı kurmaya başladım. Mesela küçük objelerin büyük objeler içine konulabileceğini; annemin sakladığı birşeyi bulmayı; bir kitapta ismi söylenen objeyi işaret etmeyi başarabiliyorum genelde. Ayrıca eşyaları amaçlarına uygun kullanmayı da öğrenmeye başladım. Fırçayı saçlarıma götürüyorum, bardaktan su içilebileceğini biliyorum. Annemle babam bana yatmadan önce kitap okuyor artık.

Annemden ayrı kalmayı hiç sevmiyorum. Tanımadığım insanların arasında, özellikle de annem yanımda değilse, kendimi çok kötü hissediyorum, korkuyorum, endişeleniyorum, bir an önce annem gelip beni kucağına alsın istiyorum. Niye böyle oldum ki, diğer insanlara hiç alışamayacak mıyım acaba?


Aşılarım:

Eğer şu anda salgın varsa ve doktor amca/teyze gerekli görürse gelecek ay tek Kızamık aşısı olmam gerekiyor. Kızamık çok bulaşıcı ve virüsler tarafından oluşturulan bir hastalıktır. Kış aylarında ve baharda sık görülür, salgınlar yapabilir. Hava yoluyla bulaşır ve yüksek ateşli ve döküntülü bir tablo çizer. Ateş düşürücü, ağrı kesici gibi hastalık bulgularını hafifleten ilaçlar kullanılabilir ancak direkt olarak hastalığın tedavisi yoktur.  Devamında orta kulak iltihabı, zatürre, beyin zarlarının iltihabı görülebilir. Kızamık aşısı canlı zayıflatılmış bir aşıdır. Hastalığı önlemede % 95 etkilidir ve ömür boyu koruma sağlar. Normalde, Kızamık aşısının ilk dozunun, KKK (Kızamık-Kızamıkçık-Kabakulak aşısı) olarak 12. ayda uygulanması ve 4-6 yaş arasında tekrar dozunun yapılması gerekir. 9. ayda tek başına Kızamık aşısı, eğer ülkemizde kızamık salgını varsa ve doktor amca/teyze erken dönemde bana bulaşma riski olduğunu düşünüyorsa tek doz olarak uygulanabilir, ama 12. aydan sonra mutlaka tekrarlanması gerekir.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2008-10-24 10:54:31 - selam

Yazan iclalcanakkale
Hayırlı cumalar canım. Bebeklerin nasıl büyüümüştür.Allah uzun ömürler versin.
Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

örgü, elişi, yemek, model, yazı, makale, yöresel haberler

Links

Ana Sayfa
Profilim
Arşiv
Arkadaşlarım
e-posta

Kategoriler


Bu blogu arkadaşlarına öner!

Arkadaşlarım

funmak
goznuru
143
herneyse
gazeellem
bucan
mavi1
sevgicicegii
blogcuabla
fidelya
handworks
melistaki
leziz
yemekbulteni
aysunundunyasi
illedeyemek
kraker
nurlayemek
sercen
bir1
iclalcanakkale
takiperileri
br0ke
Nalan Coşgun
yavuzdursun
ellerefidanboylumellere